SON DAKİKA

Son Karakol | Gerçeğin Gür Sesi !
Endülüs 99

Orta Doğunun Entrikaları

Mezopotamya her dönem medeniyetlerin savaş alanına dönmüştür. Bir taraftan Fırat ile Dicle’nin ölü beldeleri ihya eden suları, diğer taraft…a ölü beldelerin petrol ve doğalgazla ihya ettiği toplumlar bulunmaktadır.

Orta Doğunun Entrikaları
Bu haber 05 Nisan 2017 - 21:23 'de eklendi ve 168 views kez görüntülendi.

Mezopotamya her dönem medeniyetlerin savaş alanına dönmüştür. Bir taraftan Fırat ile Dicle’nin ölü beldeleri ihya eden suları, diğer tarafta ölü beldelerin petrol ve doğalgazla ihya ettiği toplumlar bulunmaktadır. Osmanlı dönemi adeta kirli ilişkilerin zirveye ulaştığı ortadoğu entrikalarıyla paramparça edilmiş, kurulan kukla devletler günümüze kadar birbirleriyle savaştırılarak kan ve göz yaşıyla günümüze ulaşmıştır. Maalesef İslam alemindeki FAKİRLİK / CEHALET / İFTİRAK hastalıkları tedavi edilmediği müddetçe ağıtlar kürtçe / türkçe / arapça / farsça okunurken, kutlamalar ise ingilizce / fransızca / aramice vs olacaktır… Derin dünya düzeni kukla devletlere kendi güdümündeki azınlık oligarşik veya monarşik idarecileri getirmişti. Enver Sedat / Kral Hüseyin / Hafız Esad / Saddam Hüseyin / Şah Rıza Pehlevi / Yasser Arafat / İttihat Terakki Cemiyeti bunlardan sadece birkaç tanesidir! Tabii toplumda karşılığı olmayan dayatmaların darbe ve zûlümlerle uzun müddet iktidarda kalması mümkün değildir. Ta ki; zalim Allah’ın kılıncıdır. İbadını terbiye eder, döner zalimden de intikam alır. Müslüman fakirlik / cahillik / iftirak meselesinde köklü çözümler ortaya koymadıkları müddetçe zalimler değişse dahi zûlüm değişmeyecektir! Şimdilik bu meselenin tahlilinden ziyade ortadoğudaki entrikalara göz atalım : 1-DERİN DÜNYA = Zenginliklerden istifade için herkes ile her türlü anlaşmaya hazır. Onlar için her yol mubahtır. Milyonlarca insanın ölümü, milyarlarca dolarlık şehir ve haddizatında medeniyetlerin tahrip edilmesi, milletler arasındaki düşmanlıklar önemli değildir. Korkunç network ağı / medya ve para gücünü iyi kullanır. Hedefine ulaşmak için küresel ve yerel güçleriyle çıkar ilişkilerine girer. Aynı çoğrafyada karşı saftaki grupların hepsiyle masada oturacak kadar bağlantıları (network) güçlüdür. Her halükarda kazanan tarafta olmak ister. Kaybetmesi için tüm mağdurların birlik olup, tek cephede toplanması gerekir. Bunu engellemek için birçok enstruman kullanır. Müslümanlar arasındaki ayrılık tohumlarını kullanmakta mahirdir! 2-ABD bölgeye neoconlar üzerinden giriş yaptı. Obama ile iyi polis siyaseti güttüler. ABD gerek Kazakistan / Türkmenistan / Azerbaycan petrol ve doğalgazını Türkiye (Nabucco) üzerinden, Katar / Irak petrol ve doğalgazını yine Türkiye / Hürmüz boğazı veya Kürdistan koridorundan geçirmek istiyordu. Erdoğan’ın ikili oyunları, halifelik fantezileri, yolsuzluk ve İran ile karapara işleri ABD’yi farklı alternatiflere itti. Obama yönetimi Kırım / Gürcistan / Kırgızistan / Hürmüz boğazı / Nabucco projelerinden eli boş dönünce Libya ve Suriye’de aktif rol oynamaya başladı. Zira Rusya ve işbirlikçisi İran, kendi nüfuz alanlarında açıkça savaşabileceğini gösterdi! BOP projesine göre kuzey İran / Kuzey Irak / Kuzey Suriye / Güneydoğu Türkiye’de Kurdistan kurularak, Akdeniz havzasına inilmek isteniyor! İNGİLTERE = Sevr anlaşması, OSLO koordinatörü, Nabucco destekçisi, Süveyş kanalı ile Kıbrıs’ta tampon bölgedeki güvenlik ülkesi, Libya ve Suriye’deki işgalde önder güçlerden birisidir! FRANSA = İran ile Türkiye üzerinden doğalgaz anlaşması vardı. Ambargodan dolayı ticaretini örtülü yapan Fransa, ONE MİNUTE sonrası körfez ülkeleri tarafından İsrail ile Filistin arasında arabulucu seçildi. Libya ile Suriye işgalinde baş rolde oynayacak! RUSYA = Ülke ekonomisi petrol / doğalgaz / silah / orman ve tarım ürünleriyle ayakta duruyor. Ukrayna ve Gürcistan enerji nakil hatları açısından kırmızı çizgilerini oluşturuyor. Bu nedenle iki bölgede direkt savaşa girdi. Tabii Kırım çok rahat alınınca Ukrayna’dan çok daha fazla toprak talep edildi. Amaç kendi kıta sahanlığından direkt Avrupa’ya enerji sevketmek! Halbuki önceki projesinde şunlar vardı. Uzakdoğuda direkt Japonya ve Çin’e enerji koridoru, Baltık denizinden Almanya’ya ve oradan kuzey/batı Avrupa’ya enerji sevkiyatı, Türkiye karasuları üzerinden Güney Akım projesiyle İtalya’ya ve oradan güney Avrupa’ya enerji nakli, Samsun / Ceyhan / Tel Aviv doğalgaz hattı ile İsrail’e mal satışı düşünülüyordu! Cazip projeler sayesinde Nabucco’yu saf dışı bıraktılar. İsrail Güney Kıbrıs’ta doğalgaz bulduğu için Tel Aviv koridoru askıya alındı. Ulrayna’dan istediği toprağı alırsa, Güney Akım projesini iptal edecek. Rusya Kazakistan / Türkmenistan / Azerbaycan doğalgazının ciddi bölümünü satın alıp, pazarlayarak kartel olmaya çalışıyor! Bu konuda bölge ülkeleri dahi Rusya’nın hışmını üzerine çekmek istemez! Suriye’de Rusya ve İran’ın aktif rol oynamasının bir sebebi şudur : Kuzey İran, Kuzey Irak, Güneydoğu Türkiye, Kuzey Suriye, Akdeniz koridorunda oluşturulmak istenen Kürdistan hattını kapatmak! Zira bu hat üzerinde Kazak / Türkmen / Azeri / Irak / Katar petrol ve doğalgazı sevk edilerek Rusya / İran / Türkiye bypass edilecektir! İRAN = Şii anlayışıyla birlikte Irak ve Suriye’de kurulacak Sii ve Nusayri anlayış ile İran petrol ve doğalgazını hem Hürmüz boğazından, hem Akdenizden sevk etmek istiyor! Ayrıca sunni düşmanlığında Derin Dünya ile işbirliğine girerek, ülkesindeki kürt ve azeri ayaklanmaların önünü almaya çalışıyor! AZERBAYCAN = Ermenistan ile Karabağ sorunundan ötürü Rusya / ABD / Türkiye ile iyi ilişkiler gütmek zorundadır. Ayrıca Türkmenistan ile Hazar denizindeki kıta sahanlığından ötürü sorun yaşadığı için Rusya ve İran’a kafa tutmak istemez! TANAP projesiyle kendi petrol ve doğalgazını Gürcistan/ Türkiye üzerinden direkt Avrupa’ya ulaştırmak istiyor! Bakü/Ceyhan ile ABD, Rusya ile özel doğalgaz sözleşmeleri devam ediyor! Tayyip Erdoğan’a güvenmiyorlar! SUUD = Vehhabi nüfuzunu arttırmak için Bahreyn / Yemen / Ürdün / Katar ve BAE deki etkinliğini devam ettiriyor. Bu ülkelerin İŞİD operasyonuna dahil olmaları, bazılarının Müslüman Kardeşleri terörist ilan etmeleri tesadüf değildir. Suriye’deki sünni Müslüman Kardeşlerin İŞİD örgütünden ayrı olmasına rağmen, tıpkı Mısır’da olduğu gibi iktidara gelmesini istemiyorlar! Neoconların emriyle önce El Kaide’yi ardından El Nusra’yı destekleyen Suud idaresi, İŞİD pisliğini Erdoğan’ın üzerine yıkarak, işin içinden sıyrılmaya çalıştı! MISIR = Hüsnü Mübarek projesi bitmiş fakat Müslüman Kardeşlerle anlaşma sağlanamamıştı. ABD çıkarları için darbecilerle tekrar anlaştı! Zira 80 milyon nüfus ve Süveyş kanalı stratejik önemdedir! Derin dünyadan ötürü Sisi ve İsrail iyi ilişkiler kurmak zorundadır! Ortadoğudaki bölgesel güç olma yolunda Suud / Mısır / İran / Türkiye birbirine kumpas kurmaya devam edecektir! Zaten İran karapara ticaretini Türk devlet bankaları üzerinden yaparak, ciddi koz elde etti! Kaset şantajları ise yedek olarak bekliyor! YEMEN = Süveyş kanalından ötürü ülkedeki mağduriyet suistimal edildi! SOMALİ = Harici Şebab örgütünün manipüle ettiği bu bölge Süveyş kanalı için stratejik konumdadır! SUDAN = Güneydeki petrolü hristiyanlara bırakacak şekilde ülkeyi ikiye böldüler NİJERYA = Harici Boko Haram terör örgütünün Afrika’daki en büyük petrol ülkelerinden birisi olan Nijerya’da ortaya çıkması tesadüf değil! LİBYA = Kendilerinin başa getirdiği Kaddafi ile restleşen Küresel güçler Gürcistan ve Hürmüz boğazından elleri boş dönünce Libya’ya silahlı müdahele ettiler! Maliyeti en düşük ve en kaliteli petrol buradan çıkıyor! KATAR = Dünyadaki doğalgaz rezervinin %23 ü bulunan yere kukla devlet olarak kurulan Katar, neoconların her istediğini yapmak zorundadır. Türkiye’den El Nusra ve dolayısıyla İŞİD’e gönderilen silahlar için Suud ile birlikte 5 milyar dolar ödedikleri gibi Müslüman Kardeşleri terörist ilan ettiler. İSRAİL = Arz-ı Mev’ud (vaad edilmiş topraklar) üzerinden Ortadoğudaki bölünmeleri yönlendiren İsrail daha önce Türkiye ve Kürt liderleri kullanırken, şu an Kürdistan haritasına ağırlığını verdi! Bu koridordan aslan payını almak isteyen İsrail, Güney Kıbrıs açıklarında çok ciddi doğalgaz bulduğu için Rusya’nın hesaplarını alt/üst etti! Şu an Avrupa sevkiyatına başlayan İsrail bu sayede Rusya’nın Avrupa’ya olan tehditlerini minimum seviyeye düşürdü! SURİYE = İŞİD bahanesiyle küresel güçlere zeytin dalı uzatarak, tekrar emirlerine itaat edebileceğini ifade etti! Küresel güçler kendi emellerine itaat edecek alternatif güç bulamama sorunu yaşadıkları için PYD ye Kurdistan koridorunda destek veriyorlar. Diğer taraftan Türkiye’siz başarılı olma ihtimalleri zayıf görünüyor! Sünni kesimdeki Müslüman Kardeşlere sıcak bakmadıkları için Ozgür Suriye ordusuna destek vermekte kararsızlar! IRAK = Şii ve Kürt bölgesindeki netliğe karşılık Sünni bölgesindeki entrikalar İŞİD terör örgütünü ortaya çıkardı! Bu belayla birlikte veya ayrı olmak “ölüyü görüp, sıtmaya razı olmak” gibi duruyor! İŞİD = Kökleri sünni, gövdesi vehhabi, dalları baas, meyveleri harici, senaristi derin dünya, editörü neocon, soytarısı Tayyiban olarak ifadelendirebileceğimiz cahiller güruhunun, dünyanın dörtbir yanından cihad diye akın ettikleri bir terör örgütüdür. Aslında Türkiye El Nusra’ya yardım etti. İŞİD ise radikal duruşundan ötürü bu kesimden ayrıldı. Şu an İŞİD’in kumandanları baas ve çeçen, askerleri cahi mücahidler, akıl hocası vehhabiler gözükmektedir! KÜRTLER = İlk defa bağımsız devlet olmaya çok yaklaşan kürtler bu uğurda küresel güçlere hayatları pahasına herşeyleri verebileceklerini göstermek için her cephede savaşıyorlar. Gönüllü taşeronluğun sonunda iç çekişmeler kaçınılmaz olacak. Küresel güçler bölgeden ayrıldıktan sonra Türkiye ve İran arasında vahim bir durumla karşılaşabilirler. Mecburen küresel ve bölgesel güçlerin hizmetkarlıklarını kabul edecekler. TÜRKİYE = Birkaç sene öncesine kadar bölgesel lider olarak lanse edilen Türkiye çok büyük bir fırsatı kaçırdı. Tüm küresel güçlerin enerji koridor üssü olarak güvenliğini sağlamak zorunda kalacağı hemgamede terörü çok rahat bitirebileceği yerde halifelik hezeyanları, hortumculuk merakı yüzünden herkesin maskarası olduk! Maalesef önümüzdeki 50 senenin projesi çizilirken Türkiye’nin hiçbir planı bulunmamaktadır. Suriye’de uçağımızı düşüren Rusya bu konuda kulağımızı çekmiş, İran ise ülkemizi AK içindeki adamlarıyla karıştırmıştı. Cenevre görüşmelerinde tribüne çıkarılan Türkiye’ye 49 rehineyle paper tiger olduğu da gösterildi! Şu an ülkemizin İŞİD koalisyonuna hangi saiklerle katıldığı dahi belli değil? Devlet bürokratları Türkiye Federal Devleti (Tükiye’ye güya Suriye ve Irak’taki kürtler entegre olacakmış!) vaadiyle kandırıldı. Dünyaya rezil olmamak için bu konuyu medyaya dahi taşımadılar. Pekiyi ülkenin içine hem PKK, hem Selam Tevhid, hem İŞİD terörünü davet eden Tayyiban rejimi nereye gidiyor?

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA